17 Ekim 2007 Çarşamba

Bir demet de siz almaz mısınız?



Çok şey yazmak geliyor içimden hem de öyle çok şey ki bir türlü sıraya koyamıyorum yazmak istediklerimi.

İki gün önce yağan yağmur sonrasında oluşan ve ders sırasında fark ettiğim gökkuşağını görünce ne yaptığımı anlatmak istiyorum mesela.Öğrencilerimin ders ortasında;

''herkes camın önüne gelsin ''

deyişimle yaşadığı şaşkınlığı, gökkuşağına yöneltilen hayran bakışları O'na yöneltmeye çalışımı da anlatmak isityorum.

Öğrencilerimi ne kadar sevdiğimi, ders sırasında bazılarına sımsıkı sarılmamak için kendimi ne kadar zor tuttuğumu da anlatmalıyım ben size.Hatta içimde hiç bağışlayamadığım ama bağışlamayı gerçekten çok istediğim birinin olduğundan da belki söz etmeliyim .Her gün yeni kararlar aldığımı ama gün bitmeden kararlarıma yenildiğimi de itiraf etmeliyim belki.

Çatıdan salonuma su damladığını yağmur zamanında ama buna çok da aldırmadığımı bilmek de hakkınız olabilir.Kendimle baş başa kaldığım zamanların beni mutlu ettiğini ve o anlarda sakinleştiğimi de belirtmeliyim bence.

Bugün Pass'ın söz ettiği boşluğa imrendiğimi de bilmelisiniz.Dünyaya dair herşeyin uçup gitmesi ve ondan geriye kalan doluluğa aslında ne kadar ihtiyacım olduğunu da bilgilerinize sunmalıyım ben.

İki dostumla ilgili içimde kopan fırtınaları ve ilk defa adım atmakta bu kadar geciktiğimi de bilmeniz gerek.

Eskiye oranla daha güçlü olduğumu ve ...(bu bana kalsın ama ya )

Takip ettiğim bloglardaki arkadaşların yazılarının yüreğime dokunduğunu ve farkında olmadan gönlümde yer ettiklerini de bilin.

Ve yukarıya neden gökkuşağı resmi değil de çiçek resmi koyduğumu da açıklamalıyım ben.

İstedim ki sayfayı tıklayan herkese bir demet çiçek gelsin benden.Visitor Map'ten farklı şehirlerden uğrayanların olduğunu görüyorum ben, bazıları sıkça tıklamakta uzunca kalmakta ama bildirmemekte kendini.Tıklayan herkese hatta Tekirdağa'dan tıklayanlara da gelsin demetlerimizden.

Hepinize sevgiler...

10 yorum:

NESLİ dedi ki...

Bu yazıya tek kelime:HARİKASINIZ!:)Hocam hayatınız hep gökkuşağının renkleri kadar renkli,çiçekler kadar güzel olsun.Dilerim sevginizden bir demet almak her zaman nasip olur bizlere...Sevgilerimle.....

murat papak dedi ki...

benim ülkemin gürül gürül yağan yağmurları vardı.. bir yağdı mı sokaklarla beraber yürekleri de ıslatan toprak kokusu yayan yağmurları..benim ülkemin yağmurda pencereden bakıp şarkı söyleyen çocukları vardı..çok kardeştik o zamanlar ülkemde..şimdi ise..başörtülü anaların vatan için şehit düşen evlatları vardır ülkemde..ülkemde evladının askerdeki yemin törenine giremeyen(nizamiye kapısından çevrilen)analar vardır..oğlunu doğurur besler büyütür binbir emek ve fedakarlıkla..sonrada şehit verince vatana vatan sağolsun diyen analar...

S E D A İ S T A N dedi ki...

sevgili hocam,
insan anlattıkça yaşıyor, yaşadıkça yazıyor...
kalemin eksik olmasın ki, bizde "tık"layıp okuyalım....
sevgilerle...

serap dedi ki...

cnm sevcan ablacım benim..çk harika bi yazı olmş bu..bnde aldım ordan bi demet=)t$krrLer=)

almina dedi ki...

nesli;
Çok şekersin, güzel görmen senin içindeki güzellikten aslında.Bende birşey yok yani :)

almina dedi ki...

murat papak;
Aslında yazdıklarını okuyunca ateşin sadece düştüğü yeri yaktığığını hatılradım.Ben kendi yangınımda küllenirken başka yürekleri duyumsayamıyorum.
Oysa bir büyüğümüz şöyle diyor;
Ateş sadece düştüğü yeri değil, tüm yürekleri yakmalı.

almina dedi ki...

sedaİst;
Yadıkça azalması gerekirken içimizdekiler neden her yazı sonrasında söyelemk istediğimiz daha çokşey olduğunu fark ederiz ki?
Nazan Bekiroğlu bir yazısında yazarla ''anlatamayasını'' diyor.Yazma nedeni hep anlatacak birşeylerimiin olması değil midir?

almina dedi ki...

serap;
Pembe çiçekler varddır umarım demetinde.Sevgilerle :)

emre dedi ki...

sevcan abla bencede çok güzel olmuş. Ha bu arada sevcan abla sen nezaman bize gelcen?seni çok özledik:)

almina dedi ki...

emre;
Sen uğrar mıydın buralara?
Sıra sizde ben de sizi özledim.Hafta sonu atlayın gelin hasret giderelim :).