15 Mayıs 2009 Cuma

EN ÇOK ONLAR İÇİN MİNNETTARIM :)

Üsküdar Fethi Paşa'nın mor sakinlerinden biri :)


Ağva İpek Koza bahçesindeki elma ağacı'nın narin çiçekleri :)



Pierre Loti'nin nefis manzarasını seyredenlere tepeden bakan mor güzeller :)




Edirne Kapı Şehitliği lalezarından bir güzel...

Üsküdar-Fethi Paşa bahçesinin gözdelerinden :)
***
Yalnızlık yoktur oldukları yerde. Zerafetleri ile binlerce hikaye anlatırlar kendilerine çevrilen gözlere. Ruha dinginlik verirler. Her şeyin bir tek Bir'de birleştiğini derinimize fısıldarlar. Ve böylece kainatla olan dostluğumuzu başlatırlar...
Çiçekler, Yaratıcı karşısında iki büklüm olma isteği uyandırır bende. Onlarda kendi sırrımın gizlendiğini düşünürüm. Çiçeğin sırrına erince kendimdeki sırra ereceğime inanırım. Çocukluğumda oyuncaklardan çok çiçekler ilgimi çekerdi. Babam hala tebessümle anlatır çiçeklerle aramdaki bağı. '' Kızım el alemin çocukları salıncaklara biner ya da oyun oynarlardı parkta. Sen ise çiçeklerin olduğu alanlarda koşardın elini bırakır bırakmaz. Laf işitmeyelim diye perişan olurdum peşinde koşarken.'' Kendimle ilgili en eski çocukluk hatıramda gene onlar var. Babaannem ve anneannemin yanında kaldığım dönemlerde ya bahçedeki çiçekler ya da köy yakınındaki çayırda olan kır çiçekleri süsler anılarımı. Onlar annemden bile eski hafızamda.
Aslında bu yazı çiçeklerle ilgli olmayacaktı size gittiğim yerleri ve beni anlatacaktım. Çiçek resimlerini ise sadece gitiğim yerleri temsil etsinler diye kullanmıştım. Neye niyet, neye kısmet işte :).
Baharla birlikte geziler de başladı. Her gidilen mekan nazarımı değiştiriyor. Dinginleşmek içimdeki gölgeleri yok ediyor. Bahar güneşi ruhumun her zerresini ısıtıyor. İçimdeki ışık dışıma yansıyor. Zaman çoğalsın istiyorum. Daha çok okumak, daha çok dua etmek, daha çok yazmak ( ama ders kitabı değil artık ), daha çok gezmek, daha fazla dostla sohbet etmek istiyorum. Yaşadığım her anın hakkını vermeliyim. Görmeli ve bilmeliyim, görmem ve bilmem istenen her şeyi :).
Yarın Edirne'ye gidiyorum. Annem, babam, ben ve arkadaşlarım. Rehber eşliğinde harika bir gezi olacak, inanıyorum :).
Bir şehir, bir yara, bir nazar, bir miad, bir aydınlık...
Bu arada şiir ve yazı atölyesinde edindiğim bilgileri ( Haydar Ergülen - Ali Ural) buradan paylaşmayı düşünüyorum ama sanırım bunun için okulun bitmesini beklmek zorunda kalacağım. Yazmak istediğim öyle çok şey var ki ...
Nevv, aylakadam ( geri dön), passive ( sen de yaz artık), eyesean, denizmisal iyi ki varsınız :)
NOT: Edirne dönüşü yeni postlarımı ilk blogumda yayınlamayı düşünüyorum, ne dersiniz ?

3 yorum:

NnEvV dedi ki...

sizde ben gibi mor hayranlarından mısınızz ?? bayıldıım Fethipaşadaki o morlaraa harikalarrr ,, seviniyoruum mor çiçek böcek herhangi bişey gördüğüm her anda

almina dedi ki...

Aslında ben pembe hayranlarındanım. Mor renge düşkünlüğüm yeğenimle başladı. Tüm siparişleri mor üstüne kurulu. Mor elbise, mor çorap, mor etek, mor ayakkabı ve en son mor fırlanta ( pırlanta ) istedi benden :).

MurATH dedi ki...

http://derin-dusunce.blogspot.com/

buralarda olmak umuduyla..